Doğru İstersen Olur

Published 22.07.2010 by dogan

Uzun bir süredir hayatımı yaşadığım ve mükemmel sonuçlarını aldığım yaşam tarzını anlatan bir başka kitap okumak gerçekten çok keyif vericiydi :) Sevgili Pierre Franckh okurlarına bilinçaltı kelimesini fazla kullanmadan sözün sihirli birşey olduğunu ve iletişimin dışında da hayatınızı düzenlemek ve istediklerinize ulaşmak için nasıl kullanabileceğinizi güzel yollarla açıklamaya çalışmış. Bir süredir çeşitli arkadaşlarım, onların arkadaşları ve hayatımdaki daha birçok farklı kişi benimle, hissettikleri sıkıntıları, sorunları ve hayattan istedikleri şeyleri nasıl elde edebileceklerini şekillendirmek için sohbet ediyorlar. Malesef çok az insan mutluluk ve sevgi üzerine şeyler anlatıyor. Peki sizce neden bu kadar fazla insan mutsuz veya istediklerine ulaşamamış durumda? Veya hayatta birşeyleri elde etmek ya da istenilen noktaya ulaşmak bu kadar zor mu da bu kadar kişi sıkıntı çekiyor? Bence hayır :) Her türlü konuda "farkındalık"ın anahtar kelime olduğuna inanıyorum. Eğer mutluysanız ve farkındalığınız yüksekse mutluluğunuz katlanır, karar vermeniz gerekiyor ve farkındalığınız yüksekse kararlarınızı daha sakin ve mantıklı bir şekilde telaş etmeden alırsınız. Daha bir çok konuda farkındalığın ekstralarını yazabilirim. Bir çok kişiye aktarmaya çalıştığım ve mucizelerine bizzat tanık olduğum başarı sentezimi bir kez daha sizlere aktarmak istiyorum. İlk olarak kişi "içimde bulunduğum durum, mevki ve duygulardan memnunmuyum?" sorusunu dürüstçe kendine sormalı ve cevap vermeli. Eğer bu soruya cevabınız "Evet" ise ne ala ne güzel sizin adınıza çok mutlu olurum. Eğer "Hayır" 'sa kendinize "Nerde olmak istiyorum, nasıl mutlu olmak istiyorum?" sorularını kendinize sorup yine bu sorulara dürüst cevaplar vermelisiniz. Dikkat ederseniz gidişat gayet basit mantıklı :) Bu ikinci soruya da cevap verdikten sonra üçüncü sorumuz. "Bu isteklerime ulaşmak için ne yapmalıyım?" sorusunu sorup çözümlemenizdir. Bu üç temel soruya dürüst cevaplar verip bu cevapların sonucunda hareket ettiğinizde yaradanın izniyle ki şükür ki inançlı bir insanım :) başaramayacağınız hiçbirşey yok. Kendi kişisel başarılarımı sıralayıp uzun bir liste yapmaya hiç gerek yok. Burda anlatmak istediğim siz ve düşünceleriniz birer enerji emin olun çok değerlisiniz :) Bu sentezi geliştirdiğimde ilk başlarda 3 temel kural vardı. Daha sonra başarı yaklaşımlarından bir kuralı 4. kural olarak bu senteze eklemeyi uygun buldum. Dördüncü kural "Ulaşmak istediğiniz hedef, konum veya duyguya ulaşırken ara basamaklar ve hedef basamağı net bir biçimde belirlemelisiniz." Etrafımızda bir çok insan isteklerine ulaştığı halde ve tam olarak ta istediği şeyler olmasına rağmen mutlu olmuyor. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi hedefine/isteklerine ulaşıp ulaşmadığını net bir şekilde fark edememeleri olduğuna inanıyorum. O yüzden mesela aylık gelirinizin 1000 TL olduğunu düşünelim. Siz bu gelirin 1500 TL'ye çıkmasını istiyorsanız ara basamaklar belirleyip ve son olarak ta 1500 rakamını hedefleyip buna göre hareket eder ve ilk üç sentez maddesini uygularsanız, ara hedeflere her ulaştığınızda haz ve başarı hissiyatı elde etmeniz yüksek ihtimalle muhtemeldir :) Aynı zamanda bu başarı hazları sizi asıl hedefinize ulaşmanız konusunda ivmelendirir. Umarım bu aktardıklarımın size bir katkısı olur. Unutmayın "Başarılı insanlarla hayal perestleri birbirinden ayıran en büyük özellik harekettir." Bir kez daha mevcut farkındalığım için sebep olan herkese şükranlarımı ve yaradana şükürlerimi sunuyorum. Sevgiyle kalın :)

 


Kaygıları Aşmak

Published 05.07.2010 by dogan

Bu kitabı okurken çok keyif almadım. Resmi bir dille genelde bildiğiniz ama unuttuğunuz şeyleri size hatırlatmak amaçlı bir yaklaşım var. Mesela bir anne kızının işten eve dönmesini beklerken kızı geç kalıyor. Anne kızını telefon'la arıyor ve ulaşamıyor çünkü telefon kapalı. Başlıyor meraklanmaya. Anneler tarafından çocuklarına ulaşamayınca kurulan hayal ürünü senaryoları az çok bilirsiniz. Kadın da bu senaryolardan kuruyor. Kızıysa işyerinin asansörünün bozulması nedeniyle mahsur kalıyor ve tamir olana kadar bekliyor. Sonra da sağ sağlim evine gidiyor. Peki evdeki anne niye endişelendi? Gerekli miydi? Doğru bir yaklaşım mı? Kitapta kaygının ne olduğu, neden kaynaklandığı ve bu durumu nasıl çözebileceğiniz, erken karar verme, geç karar verme gibi yaklaşımlar üzerine duruluyor. Bu arada kaygı için toltek bilgeliğinde bir kuralı : "Varsayımda bulunma" kuralını hatırlatmak isterim. Bu kitap sevgili Don Miguel Ruiz'in Dört Anlaşma kitabındaki 4 maddeden birinin biraz maddenin kendi üzerine durulmuş hali. Ayrıca Banu Gökçül'ün kitabındaki "geneli görebilme ve farkındalık" konuları bu kitapla biraz eşleşiyor. Neticede biraz sıkılarak biraz zevk alarak okuduğum bir kitap. 10 üzerinde 5 veririm. Sevgiyle ve mutlulukla kalın :)


www.dogancoruh.com

Bir teknoloji tutkununun günlüğü