Harry Potter - Ölüm Yadigarları

Published 29.08.2009 by dogan

 

Rowling teyzem, kadın oturmuş 7 kitap yazmış ama var ya en güzeli 7. kitap belli :) Kitabın son 150 sayfasında aksiyon bir an bile bitmez mi ya :) Dumbledore hakkındaki gerçekler de insanı şaşırtıyor. Eskiden olan olaylar bugüne kadar izlediğimiz ve okuduğum şeylerin üzerine bize onlar kadar bir görüntü havuzu daha oluşturuyor. Kitabı bitirdim ve iyi ki okumuşum, kesinlikle pişmanlığın p'si yok içimde. Böyle bir kurguyu izlediğim ve okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Çok büyük bir zevkti.

 

Gelelim kurgu hakkında söylenen bazı şeylere ;

 

"Harry Potter amaaaan çocuk romanı" : tamam kurgu Harry küçükken başlıyor ama büyüdükçe bir çok şekilde hikaye zenginleşip büyüyor.

 

"Harry Dumbledore'un torpillisi." Harry yine hikayede bir çok yerde cesaret göstererek hatta ölümü göze alarak birçok şey yapıyor. Tesadüf olmayan ve desteklenmediği yerlerde gösterdiği kişilikle bu lafı haketmediğini düşünüyorum.

 

"Asa olayı biraz yavan." (kendi lafım) Bir arkadaşımın söylediği şey mantıklı geldi. Normalde fantazi romanlarında deynek yerine gerçekten asa olan uzun ucu taşlı veya metal başlığı olan sopalar kullanılıyor. Scroll dediğimiz kağıt parşomene yazılı büyüler var. Ya da cüce marifetiyle ortaya çıkmış çeşitli makinalar söz konusu. Bir de tabiki salt olarak büyücünün kendi eliyle veya zihniyle yaptığı büyü şekli de sıkça görülüyor. Harry Potter'da da Azkaban tutsağında mesela Dumbledore Harry gökten düşerken "Arresto Momentum" diyerek düşüşünü durdurmuştu ve bunu asa kullanmadan yaptı. Bana bu saydığım şekillerden sonra Harry Potter'daki olay büyücülük (sorcerer, mage) değil de sihibrbazlık (wizard) tarzı geldi çünkü deynek var asa değil aslında :) Ama arkadaşımın söylediği mantıklı şeye gelirsek olay biraz silahşörlük modunda olduğu için ve deynek-asa (wand) taşınması kolay olduğu için seçim olarak mantıklı.

 

"Bunların hepsi hayal ürünü gerçekçi birşey değil." : Fantazi türü sevmiyorsanız zati diyebileceğimiz birşey yok. Bu sözü söyleyen Starwars da izlemez, Yüzüklerin efendisi de izlemez, Geleceğe dönüş bile izlemez abartırsak :) Saygı duyuyorum.

 

Sonuç olarak Harry Potter'ı tanımaktan pişman olmayacağınızı iddia ediyorum.
Sevgiler.

 

Bu arada tepedeki afiş için Aralık/2007'de yaptığım Şişko Nuri montajı facebook linki. 

 

 


Makro dünyada mikro yaşamlar

Published 27.08.2009 by dogan in Blog

Bundan 1-2 yıl önce söylediğim bi laf var. Yaşadığım az seneye rağmen sarfettiğim büyük bir cümle. "Makro bir dünyada mikro hayatlar yaşıyoruz." Sevgilinizden mi ayrıldınız? Bir arkadaşım var eşini bir ameliyat sonrası milyonda 1 ihtimalden dolayı kaybetti. Kimbilir o güne kadar, flört, evlilik, çocuk, maddi sıkıntılar gibi ne badireler atlatmışlardı ve o insan eşini kaybetti. Eee sizin ayrılığınız şimdi gözünüze nasıl görünüyor? Sevgilinizle ettiğiniz kavgalar hala çok anlamlı mı? Babanızla anneniz ayrı mı? Babanızı hiç görmediniz veya huzurlu bir aile tablosundan yoksun mu kaldınız? Bir arkadaşım var, babası önce annesini terk etti arkasından başkasıyla elindeki bütün paraları yedi, sonra da eski eşinin elindeki evi alıp oturmaya başladı. Şimdi annenizle babanızın ayrılığı size hala o kadar kötü geliyor mu? Herşey göreceli. Daha önceki post'larda da dediğim gibi. Çok mu acı çekiyosunuz? kime göre? neye göre? çok mu mutlusunuz? kime göre? neye göre? Önemli olan ne istediğiniz... neye inandığınız...

 


Red Bull ve Ben

Published 26.08.2009 by dogan



Beyin bölgeleri açısından ön lobda siyah noktalar görünmesi hızlı depresyona girme ve karar vermede başaırısızlığa sebep oluyormuş. RedBull ve Burn gibi içeceklerin kafeinden dolayı ön lobda damar daralmasına ve hücre ölümüne neden olduğu biliniyor. Beyinin 3 katili Sigara, Kafein ve Alkolmüş. Bu açıdan kafein çok alan bi insan olarak bazen çarpıntı veya agresiflik gösterdiğim oluyordu. Özellikle kişisel deneyimim olarak Pharmaton vitamin (ginsengli) ve üstüne 2 red bull çakarsam :D bir de üstüne hiperaktivite eklenince gayet hızlı ve deli gibi bir çalışma temposuna girebiliyorum ama depresyon ve stese karşı dayanıklılığım gittikçe düşüyor. Bu seçenek yerine az dozlarda belirli bir sıklıkta çay içmek çalışma ortamında ve gündelik yaşamda daha olumlu bir etki yapıyor. Kısaca kafein bana yaramıyor kardeşim :D

Red Bull içeriğine yakından bakınca sinir sistemiyle iligli 2 önemli madde dikkatimi çekti. Birisi TAURİN ve diğeri de KAFEİN.

Taurin, ilk olarak rivayete göre bir boğanın testislerinden elde edilmiş. (şimdi tabi laboratuvar'da sentezleniyodur, tiksinmeyin :D) Etki olarak nörolojik fonksiyonları ve nörolojik faaliyetleri destekleyen, çinko ile kullanımda oksijensiz kalan nöronları koruyan bi malzemeymiş.

Kafein, merkezi sinir sistemine etki ederek, beyne giden ve beyinden gelen mesajları hızlandırıyor ve stimülan etkisi yapıyormuş. Stimülan demekse geçici olarak farkındalığı ve uyanıklığı artıran ilaçlar ya da maddeler anlamına geliyormuş.

Kısaca ben hiperaktivite altyapısı üzerine vitamin + 2 red bull çakınca Crank High Voltage 3'ü çekebilirim, ama filmdeki adamların hepsi muhtemelen ölür =))

Sevgiler.

 


Kişisel Gelişim

Published 26.08.2009 by dogan in Blog

http://www.kendinigelistir.com/soruna-degil-cozume-odaklanin/

Daha önceki bu konuyla ilgili bir post'um da
http://www.dogancoruh.com/post/Cozum-Uretme.aspx 


Obsesif Kompusif Bozukluk

Published 24.08.2009 by dogan in Blog

http://www.psikolojiegitimi.com/kisilik/kisilik-bozukluklari/obsesif-kompulsif-kisilik-bozuklugu/
http://hastarehberi.com/psikiyatri/psikiyatri2/kisilikbozukluklari.htm


Fatih Erdemci

Published 24.08.2009 by dogan in Blog

 


Yalnızlık

Published 23.08.2009 by dogan in Blog

Kimine göre yalnızlık hasta kişinin kaçışıdır, kimine göreyse hasta kişilerden kaçıştır. Nietzsche

Amor Fati. Kaderini sev. (Belki de seninki en iyisidir.) Nietzsche

Hayran olmada bir masumluk var. kendilerine de birgün hayran olunabileceği hiç akıllarına gelmemiş olanlarda bulunur. Nietzsche


Hamurdan hayaller

Published 22.08.2009 by dogan in Blog

 

İşyerinden Umut ablama hazırlattığım konsept çizimlere sadık kalmaya çalışarak elimde bulunan az miktarda hamurla bir mini model yapmaya çalıştım. Yapmak istediğime pek yaklaşamadım ama tecrübe tecrübedir :) Ama gerçekten itiraf etmeliyim, heykeltraşlık deli işi bişey. Malzeme bilgisi, teknik, yetenek hepsi bi arada olmalı. Kuzenim Ceren'e hazırladığı güzel çiçekler için teşekkürler. Sevgiyle kalın.

 


Kişisel özümleme

Published 21.08.2009 by dogan in Blog

Haklı olmamalıyım

Bir konuda haklı olmam demek, bir başkasının aynı konuda haksız olması anlamına geliyor. Halbuki kimse köşeye sıkıştırılmaktan ve kötü duruma düşmekten zevk almıyor. En eleştiriye açık insanların bile akıllarında benden ne öğrendikleri değil, yediği söz kalıyor. Halbuki koyabilsem kendimi onun yerine, ne kadar haklı da olsam bakabilsem onun gözüyle o zaman çok daha kazançlı çıkmaz mıyız?

 

Gerçek potansiyelinizin farkına varın veya hatırlayın

Kendimi hiçbir zaman beklemeye almasam. Benim zaten çok fazla alanda çok fazla yeteneğim var. Kime göre? Neye göre? Fazla nedir? Hiçbir zaman durmamalıyım. Fotoğraf çekiyorum, kod yazıyorum, beste yapıyorum, elektronik oyuncaklar hazırlıyorum, telsiz amatörüyüm bla bla bla. Yeter mi? Yetmez. Benim sınırım yine benim ve kendimi sınırlıyorum, kendimi durduruyorum. Aynı zamanda gelişim sadece sosyal hobilerde olmuyor, kişiliğimde de her zaman daha fazlasını aramalıyım. Ben kötü bir insan değilim. Kime göre? Düşünmek lazım. EM-PA-Tİ

 

İçimdeki çocuğu hiç büyütmesem

İçimdeki bitmek tükenmez tutkunun sebebi o içimdeki çocuk. Herkes o çocuğu birşeylerle veya birilerinin yaptığı kötü davranışlarla öldürebilir. Ben istemiyor, reddediyorum ve hep çocuk kalacağım.

 

Ben de değişiyorum, başkaları da

Her gün birşeyler öğreniyorum, her gün değişiyorum, ama bilinçli ama bilinçsiz. Ve başkaları da değişiyor onlar da hayat tecrübelerini geliştiriyorlar. Hepimizin sevdiği şeyler, istekleri, yaşam biçimi değişiyor ve bu durumda sevdiklerimizdeki değişimleri kabullenip o değişikleri yönetmeyi öğrenmeliyiz.

 

Asla sonra dememek lazım

Sonra deyip ertelediğim çok şey yok ama tecrübe olarak kimse birşeyleri geriye atmamalı. Yarın yaşayacağımızın garantisini bu dünyada kimse veremez. Dışarı çıkıp avazın çıktığı kadar bağırmak mı istedin. Çık bağır. Ertelemediğim şeyler için her zaman "iyiki yapmışım" dedim. Acelecilik değil ötelememek bu. Arkadaşınızı mı özlediniz hemen arayın, televizyon mu izlemek istiyorsunuz gidin izleyin, uyumak mı istediniz? hemen yatağa, çünkü 10 dakika sonra neler olacağını bilemezsiniz.

 

İnandığınız şey için sonuna kadar mücadele edin

Eğer birşeye inanıyorsanız onun peşinden gidin, asla bırakmayın, elinizden gelen herşeyi yapın. Yolunuza bir çok insan çıkacak, size kendinizi yıpratmamanızı, hayatın kısa olduğunu söyleyecek. Aslında yaptığınız herşey kısa yaşamınızı anlamlı kılmak için değil mi? Uğruna savaşlar verilmiş bir tutkunuz için sonuna kadar herşeyi yapmak suç mu? yanlış mı? Unutmayın sizi öldürmeyen şey sizi güçlendirir. Sınırlarda dolaşmak kadar güzel bir şey de yok bu arada. Bu madde biraz riskli ama siz kendinizi her zaman daha iyi biliyorsunuz. Keşke elimden geleni yapsaydım demeyin, elinizden geleni yapın, elinizden geleni yapmanıza rağmen istediğinizi elde edemediniz mi? Sonuna kadar mücadele etmenin ve inandığınız şey uğruna savaşmanın haklı gururunu yaşayın. Bu konuda hep gururlu oldum ve söylüyorum ki bu konuda içinizdeki o çocuğa gerçekten güvenin.

 

Ardınızdan güzel miraslar bırakın

Çok güzel bir yaşam geçirdiniz, çok para kazandınız, güzel aşklar veya uzun güzel bir aşk yaşadınız. Eeee? Geri birşeyler bırakmak istemiyor musunuz? Nasıl mı bırakacaksınız? Birilerini güldürün, onlara huzur ve mutluluk verin. Başka birilerine sıcak bir kahve yapın. Onlara illa bolca para, hediyeler ve diğer ıvır zıvır bırakmanıza gerek yok. Gidin mesai arkadaşınıza bir redbull alın bir bakmışsınız ki 2 gün sonra o da size almış ve işte kendiniz gibi birini de buldunuz :) (Bana böyle oldu) Gidin bir başka arkadaşınıza komiklik yapın yüzünü güldürün. Sevin, sevilin, bırakın içinizdeki mutluluk ve sevgi çıksın insanlara, öfke ve kin değil. Ancak böylece güzel bir miras bıraktım diyebilirsiniz hayata.

 

Sonsöz

Kendimi gülümsetebildiysem
Başka birini gülümsetebildiysem
yeni bir şey öğrendiysem
hala yaşıyorsam
hayallerim varsa ve bu hayallere yaklaştıran adımlar atıyorsam

günümü dolu dolu yaşamış oluyorum ve bu günleri biriktirip bir gün öldüğümde hayatı dolu dolu yaşadım diyebileceğim.


İşyerinden arkadaşım Veysel, zamanında kendi takımı için yaptığım moleküller üzerine bir 3D etkileşimden dolayı bana Bailey's aldı :) Biz de kübikçe çektik cuk cuk.

 


http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=41693


www.dogancoruh.com

Bir teknoloji tutkununun günlüğü